Refleks nedir?

Doğuştan var olan ve dışarıdan gelen bir uyarı neticesinde husule gelen, hareket, salgı gibi çeşitli tepkilerle karakterize irade dışı çalışan mekanizmalar. Hayvanların birçok davranışlarının temelinde refleksler yatmaktadır. İnsan davranışı ise daha ziyade şartlanma seviyesindedir. İnsanlarda refleksler, korunma mekanizması sınırları içinde kalmıştır.

Her refleksin beş parçası vardır: Dış çevreden uyarıları alan bir alıcı (reseptör) organ, uyarıyı sinir sistemine götürücü bir yol, sinir sistemi içinde bir refleks merkezi, merkezin cevabını götürecek bir götürücü yol, refleks cevabın ortaya çıktığı organ. Bunların hepsine birden refleks çemberi denir. Refleksin normal olarak meydana gelebilmesi için, bu beş parçanın da sağlam olması gerekir. Bunlardan birinin bozulması refleksin kaybolması veya anormal reflekslerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Normal Refleksler Şunlardır

Yüzey refleksleri: Bunların alıcı organları deri ve mukozalarda bulunmaktadır. Küçük bir pamuk parçası görünmeden yaklaştırılıp bir kişinin gözünün camsı cismine değdirilirse, her iki göz kapağı da aniden kapanır ki, buna "kornea refleksi" denir. Parmağımızı boğazımıza sokunca öğürmemiz de "yutak refleksi"dir. Bunun gibi yüzey refleksleri arasında karın derisi refleksi, ayak tabanı refleksi,

yumuşak damak refleksleri de vardır.

Derin refleksler: Alıcı organları kasların içinde bulunmaktadır. Diz kapağı refleksi hepimizin bildiği ve bu reflekslere örnek olan bir reflekstir. Kasın tendonuna, refleks çekiciyle ani vurulursa kas gerilir ve reseptörler (alıcılar) uyarılır. Cevap olarak ilgili kasın kontraksiyonu ile o kısımda hareket husule gelir. Ayaktaki topuk kirişine vurulmakla ortaya çıkan "Aşil refleksi" de yine derin bir reflekstir.

Organ refleksleri: Organlarla alakalı olan ve bir organın hareketinin uyarıya cevap olarak ortaya çıktığı reflekslerdir. Göze ışık düşürülünce gözbebeğinin daralması "Gözbebeği refleksi". Göze basılınca kalp hızının yavaşlaması "Göz-kalp refleksi" olarak bilinen organ refleksleridir.

Bunlardan başka normalde bulunmayan refleksler de vardır ki, kişide ortaya çıkarlarsa "Patolojik refleks" adını alırlar. Ayak tabanının sivri bir cisimle topuktan öne doğru çizilmesinde normal kişilerin ayak parmakları aşağı doğru kıvrılır. Sinir sisteminin bazı hastalıklarında ayak parmakları ve özellikle ayak başparmağı yukarı bükülür ki bu, hastalık alametidir ve "Babinski refleksi" adını alır.

Normalde yeni doğanlarda bulunup da beyin dokusunun gelişmesiyle kaybolan yakalama, kavrama, emme refleksleri gibi ilkel refleksler de vardır. Bunların da erişkinlerde ortaya çıkmaları, patolojik olup sinir sisteminin belli bölümlerinin hastalıklarına delalet eder.

Sözlükte "refleks" ne demek?

1. Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan, devinim, salgı gibi iç tepkilere yol açan istenç dışı sinir etkinliği, tepke, yansı.

Cümle içinde kullanımı

Parmakları yere dokununca, şiddetli bir refleks hareketiyle bacağı kasıldı.
- P. Safa

Refleks kelimesinin ingilizcesi

[AT-11 Sniper] adj. reflex
n. reflex, reflexion, reflection, jerk
Köken: Fransızca

Refleks nedir? (Felsefe)

Bir organizmanın, uyarım alıcılarına yapılan uyarıma karşı, merkezi sinir sistemi aracılığıyla gösterdiği tepkiye verilen ad.

Refleks, hayvanların ve insanların üst ve alt düzeylerdeki tüm sinirsel faaliyetlerinin anlaşılabilmesinde temel bir kavram olup, psişik faaliyetin maddi temelini oluşturan nöro-fizyolojik süreçler ve mekanizmalar hakkında önemli bilgiler sağlar.

Refleks kavramının tarihsel geçmişi Descartes’e dek uzanır; özellikle 19. yüzyılda fizyoloji tarafından geliştirilmiş ve 20. yüzyılın başlarında Paviov’ un çalışmalarıyla günümüzdeki bilimsel anlamını kazanmıştır. Bu anlamda refleks, organizma ile dış dünya arasındaki karışık ve karmaşık, dinamik, karşılıklı-etkinin temel ilkesini ifade eder.

Koşulsuz refleksler, organizmanın, yaşamsal önem taşıyan uyarımlara karşı gösterdiği doğuştan gelen, kalıcı ve soya-özgü tepkilerdir. Merkezi sinir sisteminin alt bölümlerinde bulunan ve doğuştan gelen sinirsel bağlantılar, bu tepkilerin morfolojik esasını oluştururlar. Koşullu refleksler ise, organizmanın zararsız uyarımlara karşı gösterdiği, kazanılmış bireysel ve geçici tepkilerdir. Bunların morfolojik esasını da merkezi sinir sisteminin en üst bölümlerinde bulunan ve geçici olan yeni döşenmiş sinirsel bağlantılar oluşturur. Koşullu refleksler, organizmaya önemli olayları ve fenomenleri haber veren sinyalle re dönüşürler. Organizmalar bunlara dayanarak bireysel deneyimler edinebilirler. Koşullu refleksler yalnızca fizyolojik süreçler değildirler; belirli koşullar altında bunlar, psişik bir bileşke ortaya koyarlar; yani uyarımı yapan nesnelerin algı biçimindeki zihinsel imgelerin oluşumuna götürürler. İnsandaki büyük beyin kabuğunun koşullu refleks faaliyeti, insanın tüm psişik faaliyetinin maddi temelini oluşturur.